TÜRKÇE YAZARLIK KURSLARI

Manayı tesadüfe bırakmayan güzel Türkçemizin inceliklerini ve yazar olma yolunda bilmeniz gerekenleri (imla, cümle bilgisi, metin oluşturma, kelimelerin etimolojisi)
TÜRKÇE YAZARLIK KURSLARI“nda (TYK) öğretiyorum.
Bu serüvene katılmak isteyenlere “ilanen duyurulur”!
(Dört ve sekiz haftalık iki farklı program… Salı/çarşamba [19.00-21.00] ve cumartesi/pazar [10.00-12.00] günleri olmak üzere haftada iki ders [ikişer saat]… En büyük grup dört kişiden oluşmaktadır.)
.*.
Seyyar tel.: 0546 658 59 00
BİYOGRAFİ VE ANEKDOTLAR, DİL ZAPTİYESİ, DUYURU, ETİMOLOJİ kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

NOKTALAMA (T)İMİ

NOKTALAMA (T)İMİ

Biz bir ekibiz; hatta, diyebilirim ki biz bir aşiretiz! Okumaya devam et

ETİMOLOJİ kategorisine gönderildi | 12 yorum

BABAM

O KİMDİ?

Size bir tüccarı anlatmak istiyorum bu yazımda… Aynı zamanda da hayatımdaki en önemli adamı…

Hasan Bey, olsa olsa 55 kg ağırlığında ve 1,60 m boyunda, arka cebinde ütülü bir mendil ve Necip Bey yağsız briyantiniyle arkaya taradığı saçlarının bakımı için ince dişli bir tarak taşıyan zarif bir adamdı; ama harbiden adam gibi adam, tam bir adamdı!… Çevresinde çok sevilirdi, hem de çok…

Malkara’da terzilikle başlayan kariyerini, manifatura/konfeksiyon ve sonrasında da İrfan Macar’dan (amcasının oğlu) sonraki ikinci kuyumcu olarak devam ettirdi. Küçük bir kasabada büyük bir isim yaptı ticari faaliyetleriyle. Şarköylüler hatırlayacaktır: Güzel beldemizin ilk kuyumcu dükkânı da (damadıyla beraber) gene 1929 Kırcaali doğumlu Hasan oğlu Hasan Bey tarafından açılmıştır. Genç ve dinç fikirleriyle bizi çok erken terk edip kalabalığa karışması da 1985’in 25 Mayıs’ına rastlar.

Hoş Adamdı
Çok hoş bir adamdı!… Dükkânının hemen çaprazındaki Muzaffer’in mini meyhanesinde iki tek atmak onun için özel bir keyif, hatta bir gereklilikti; ama, rakının o eşsiz rayihasına dalarken mezesine önem vermez ve yere düşen bir üzüm tanesinin yerine yenisi yemezdi! Gıdadan yoksun midenin yolunu -bedenine acımadan- açardı anason-alkol karışımına gaddarca… Sonra da kendine has bir dil-dudak hareketi ve sesiyle yol verirdi aslan sütüne… E, canım başkaca ne içecekti ki: Aslan sütünü aslanlar içerdi elbette!…

Oğulları/Kızları
Oğulları devam ettirmeye çalıştı onun kurduğu ticarethaneyi… Heyhat! Garip bir esrar olmalıydı ki onun kurduğu sistemde: Aynı şekilde yürümedi işler; zayıfladı ve onun ismiyle başlayıp büyüyen ticari varlık gene onun ismiyle siliniverdi!… İyi de oldu belki… Onun müşterisiyle kurduğu olağanüstü muhabbeti -beyefendilik abidesi- büyük oğlu Mustafa mı kurabilirdi yoksa serseri yaradılışlı Kemal mi?.. Elbette, ikisi de değil! İkisi de yapamazdı bu işi; beyhude çabaya ne gerek vardı ki!… Ama kızları, babalarının genlerine en uygun yapıyı koruduklarını -ticarette filan değil de- başka türlü kanıtladılar cümle âleme: gerek güzel/düzgün insanlarla ideal evlilikler yaparak gerekse yakınlarının/dostlarının gönüllerinde halen pırıl pırıl parlayarak…

O Kimdi?
Bu türdeki biyografi örneklerini yazmam -düşünerek altyapısını kurmak dışında- “üj-bej” saatimi alır genelde; ama bunu yazmam bir seneme mal oldu! Uzun sürdü yani… Oysa bu çok normal; çünkü, “Hasan KIRAR” benim babamdı!

Hoş kalın!…

DİL ZAPTİYESİ kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

ÖLÇÜ-FİKİR

Semer yapılacağı zaman eşeğin fikri değil ölçüsü alınır!

DİL ZAPTİYESİ kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı